Perakende

JOOM,Türk markalarını dünyaya açacak

18 Haziran 2019 Salı - Ayfer ARSLAN

Global e-ticaret platformu JOOM'un Başkanı İlya Shirokov'a göre Türk markalarının yurt dışı pazarlarda gerek tekstil gerek gıdada rekabet şansı yüksek.

JOOM’un Başkanı ve Kurucu Ortağı İlya Shirokov

Günümüz insanı zamanla yarışıyor. Teknolojinin gelişimi ve internetin yaygınlaşmasının ardından akıllı cihaz kullanımının da artmasıyla artık alışverişlerimizi mağaza mağaza gezmek yerine yorulmadan tek bir tıkla cep telefonumuz aracılığıyla yapabiliyoruz.

Sadece tüketiciler değil, üreticiler de artık mobilitenin yaygınlaşmasıyla ürünlerini kolayca pazarlama imkanına sahip. Bununla ilgili kurulmuş çeşitli platformlar da mevcut. Türkiye pazarına geçen yıl Ağustos ayında giriş yapan global e-ticaret uygulaması JOOM da bunlardan birisi. Dünya genelinde 200 milyondan fazla kullanıcısı olan JOOM, Türk üreticileri ve markaları dünya pazarlarına açmayı hedefliyor. Peki nasıl olacak? Benzer platformlardan farkları neler? Türk markaları ile nasıl işbirliği yapacak? Hangi avantajları sunacak?

İşte bütün bu konuları JOOM’un Başkanı ve Kurucu Ortağı İlya Shirokov ile konuştuk.

-Önce sizi biraz tanıyabilir miyiz? 

Rusya’nın ilk sosyal ağı Moi Krug'un kurucusuyum. Daha sonra bu uygulamayı Yandex'e satıp ABD'ye MBA yapmak üzere Stanford Üniversitesi'ne gittim. 2010 yılında geri döndüğümde Rusya'nın en büyük internet şirketlerinden birisi olan Odnoklassniki'de yaklaşık 6 yıl Başkanlık görevinde bulundum. 2016 yılında ise e-ticaret ve mobil pazardaki büyümeye paralel JOOM'u kurduk. Öncelikle Çinli satıcılar ile işe başladık.Onlar kime nasıl hitap edeceklerini ve nasıl satacaklarını biliyorlardı.Test sürüşü mahiyetindeydi.

200 milyon kullanıcı sayısı

-Bugün geldiğiniz noktada hangi büyüklüklere ulaştınız?

3 yıllık zaman içerisinde 200 milyon kullanıcı sayısına ulaştık. Şu anda Avrupa pazarlarına hakim durumdayız. Rusya, Ortadoğu, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan faaliyet gösterdiğimiz pazarlar arasında.

-Türkiye pazarına ne zaman giriş yaptınız? Beklentileriniz neler?

2018 Ağustos ayında Türk pazarına giriş yaptık. 2019 yılından itibaren Türk satıcıları aktif olarak platformumuza dahil etmeye başladık. Halen görüşmelerimiz devam ediyor.Türk üretici ve mallarını da dünya pazarı ile buluşturmak istiyoruz.

Hedef 1000 Türk markası

-Hangi markalar sisteminize katıldı?

Büyük ortaklarla çalışmanın yanı sıra, büyük ürün çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlar sunan küçük ve orta ölçekli Türk işletmelerle işbirliği yapmayı planlıyoruz. Türkiye'deki asıl hedefimiz yerel tedarikçilerin yurt dışında yeni pazarlara açılmalarına imkan sağlamak ve B2C yurt dışı segmentinde nasıl ticaret yapılacağını öğrenmelerine yardımcı olmak. Bu stratejimiz, Türk hükümetinin ihracatı teşvik eden politikasına da oldukça uygun. 2019 yılı sonuna kadar 1000'e yakın Türk markasını JOOM’a entegre etmeyi planlıyoruz. Şu anda N11 ve Trendyol gibi en büyük oyuncular ile faaliyet gösteriyoruz. Hepsiburada ile görüşmelerimiz sürüyor. Bugün itibariyle yeni Türk markalarına da kaydımızı açmış durumdayız.

-Türk markalarının yurt dışı pazarlarda hangi alanlarda rekabet şansı var?

Örneğin; Çin elektronikte çok iyi. Türkiye 'de ise moda, giyim, aksesuar ve gıda alanında önemli bir potansiyel sözkonusu. Dolayısıyla aslında Türkiye'nun bu bölgenin Çin’i olmasını hedefliyoruz. Türk satıcıların öncelikle Avrupa ve Rusya’daki kitleler ile buluşmasını hedefliyoruz. Daha sonra diğer pazarlara açılımı öngörülüyor. 

-Perakende sektörüne tüketici davranışları ve üreticiler açısından baktığımız zaman sizi Türkiye’ye çeken faktörler neler oldu?

Bizim buradaki hedeflediğimiz kitle; tüketiciler değil, satıcı kitlesi. Dolayısıyla Türk tüketicilere yönelik bir araştırmamız yok. Biz buradaki Türk markalarını dış pazara açmak istiyoruz. onların paydaşı olarak hareket edeceğiz.

-Türk markalarına ne gibi avantajlar sunacaksınız?

En büyük avantajımız; onların dış pazara açılmalarına eşlik etmek ve onların reklamını yapmak olacaktır. Çünkü dijital mecralarda yapılan reklama 100 milyon dolardan fazla yatırım yaptık. Türk markaları da bu yatırımdan fayda sağlamış olacak. 

5 günde teslimat

-E ticarette en önemli sorun geç teslimatlar, sizin bu konu özelinde bir çözümünüz olacak mı?

Lojistiğimizi kontrol altında tutup üst düzey memnuniyet sağlamak istiyoruz. Üç gün içinde sipariş verilen ürünün depolara teslimi öngörülüyor. Yani bizim sistemimizde; herhangi bir satıcı, verilen siparişi 3 gün içerisinde bizim depomuza teslim etmekle mükellef. Bunu yaptıktan sonra da tek parsel haline getiriliyor ve havayolunu kullanmak marifetiyle uçak kargo ile 5 gün içerisinde siparişi veren kişiye ulaştırılıyor. Beklentilerimiz doğrultusunda istediğimiz yerel hacmi yakalarsak aynı lojistik yapısını Türkiye’de de kurmayı planlıyoruz. 

Türkiye ciddi pay alabilir

-Türkiye özelinde ne kadarlık bir yerel hacme ulaşmayı hedefliyorsunuz?

Globaldeki 1 milyon adetlik sipariş hacminden Türkiye'nin hiç azımsanmayacak bir pay alacağını düşünüyorum. Yüzdesel olarak bir tahminde bulunmak şu anda çok zor. Çünkü test sürüşü aşamasındayız. Entegrasyon aşamasında olduğumuz için rakamlarla konuşmak çok makul olmayacaktır diye düşünüyorum. Ancak şunu söyleyebilirim ki, Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşları içerisinde Türkiye belki de önderliği eline alabilir.

 

 

Finans Caddesi - Kayıt Ol

Sosyal ağlara üye misiniz?

Finans Caddesi'ne Facebook hesabınızı kullanarak bağlanabilirsiniz :

Yeni bir Finans Caddesi kullanıcı hesabı oluştur :

Kullanıcı Adınız

Kullanıcı adınız haber yorumlarında ve site içi diğer uygulamalarda görüntülenen isminizdir.
3-12 karakterden oluşmalı ve boşluk içermemelidir.

E-Posta Adresiniz

Lütfen dikkatli yazınız. Girdiğiniz adrese hesap doğrulama e-postası gönderilecektir.

Şifreniz

6-10 karakterden oluşmalı ve boşluk içermemelidir.
Finans Caddesi - Giriş Yap

Sosyal ağlara üye misiniz?

Finans Caddesi'ne Facebook hesabınızı kullanarak bağlanabilirsiniz :

Finans Caddesi hesabınızla giriş yapın :

E-Posta Adresiniz

Şifreniz

Finans Caddesi - Bilgilendirme